Kürt Atasözleri


Toplumsal bir bellek olma isleviyle atasözleri, ait olduklari halkin yasam kültürü, gelenekleri, inanislari gibi konular hakkinda fikir verirler. Ayrica, o halkin diline dair kalici unsurlar olustururlar. Kürt dili de, ait oldugu cografyanin halklariyla yakinliklar, benzerlikler gösteren ama ulusal yasayisin özgünlüklerini de barindiran atasözlerine sahip. Her halkin uzun yasam deneyimlerinin ve gözlemlerinin sonucu olarak varilan yargilarin ifade edilis biçimidir, atasözleri. Halklarin, sosyal ve kültürel gelisimlerinin asamalarini yansitirken, dünü animsatir, toplumsal bir bellek islevi görürler. Atasözleri, yasama dair her seye müdahale eder, toplumsal iliskilerin düzenlenmesini amaçlar. Gerçegin ya da bir durumun yalin izahi, dolaysiz tarifi olarak bilgece söylenmis ‘altin sözler’ olarak zihinlerde yer ederler. Halkin algilama ve muhakeme gücünü de yansitirlar. Bazen, üzerine sayfalarca yazi yazilabilecek ve saatlerce söz edilebilecek bir konunun özce anlatimini sunarlar. Her halkin kültüründe oldugu gibi Kürtlerde de atasözleri çarpicidir. Duygu ve gözlem agirliklidirlar; yasanmis olaylardan dersler çikarilmasini önemserler: Kimi zaman yigitligi, mertligi över: “Bila sêrê rokê be, ne roviyê salekê be.” “Bir günlük aslan ol, bir yillik tilki olma.” ya da; “Bê derpê bigere, stûyê xwe li ber zalim xwar neke.” “Donsuz dolas fakat boynunu zalimlerin önünde egme.” Ve yeri geldiginde Kürdün, kendisiyle ironik bir iliski kurmasinin vesilesi olur: “Mirovê Kurmanc (Kurd) gava têr xwar wê ya mêrkî bikuje yan jinekê birevîne.” “Kürdün karni doyunca ya bir adam öldürür, ya da bir kadin kaçirir.”

 

Atasözlerinin ilk söylendikleri biçimleriyle son halleri arasinda farkliliklar vardir. Bu farklar halkin anlatim zenginligi ve sözcük tasarrufuyla dolaysiz ilgilidir. Ilk ele alinan bir kaya parçasinin heykeltirasin elinde sekil bulmasi gibi, zamanla gelistigini, saglamlastigini ve esas kalibina sokularak kisa ve çarpici hale getirildigini ve adeta halkin hafizasina naksedilmis oldugunu söyleyebiliriz. Bir Kürt atasözünde bu gerçek söyle anlam bulmaktadir; “Gotinên pêsya, wek neqsê keviran e.” “Atasözleri taslardaki nakislar gibidir.” Her halkin özgünlükleri atasözlerine de yansir ve istisnasiz her halkin özgünlügünü belirten ve o halkla anlam bulan atasözleri vardir. Bununla beraber atasözlerinde tüm halklarin ortak kültürünü de görmekteyiz. Emek, ekmek, tuz, su, toprak, günes, üretim araçlari, iyilik, zulüm, yigitlik, korkaklik, mevsimler, yagislar, felaketler, ates, yas, sevinç, güzellik, çirkinlik, akil... gibi bir çok duygu, dogal nesne ve yasamsal olgu, olumlu ve olumsuz yanlariyla atasözlerinde geçmisten çikarilacak derslerin ögeleri haline gelirler. Cografi yakinlik, yasam birligi ve kültürel özellikler gibi faktörler atasözlerinin ortakligina yansimaktadir. Bir çok halkin atasözlerindeki benzerlik gibi, yüzyillarca birarada yasamis Türk ve Kürtlerin atasözlerinde de benzerlikler görmek mümkündür. Bir Türk atasözü “Sora sora Bagdat (Kábe) bulunur” derken, bu Kürt atasözü olarak “Bi pirsê mirov diçe mala xwedê” “Sorma ile insan Allah’in evine kadar gider” biçimini alir. Ya da “Bana dokunmayan yilan bin yasasin” Türk atasözünün, Kürtçe de “Gurê, ku dijminî min nîn e, bila hezar salî bijî” “Bana düsman olmayan kurt bin yil yasasin” olarak söylenmesi gibi. Yine, Iskoçlarin “Köpekle yatan pireyle kalkar” sözü, Türkçe de “Itle yatan pireyle kalkar” biçimindedir. Insanligin gelisimine paralel olarak degisik sözcüklerle izahina ragmen, atasözleriyle ortak bir insanlik kültürünün yansitildigi söylenebilir. Atasözleri vecizelerden, aforizmalardan, özdeyislerden farklidir. Daha önce söylenmemis, birilerince yeni söylenen anlamli ve öz ifadeler de atasözü degildir. Atasözlerinin kim tarafindan ve ne zaman söylendigi hiç önemli degildir; anonimdirler ve ögrenilmesi, yeri geldigince kullanilmasi için duvarlara kazinmasi, genelgeler çikarilmasi da gerekmez.

 

Halk yasadikça atasözleri de yasamis, içsellestirilmis ve halkin kültürünün ürünü olarak benimsenmislerdir. Zorla ögretilemez ve zorla unutturulamazlar. Her halk, atasözlerini dogal olarak kendi diliyle kullanir. Öyle ki baska bir dile çevrildiginde anlamini bulmakta zorlanan atasözleri az degildir. Bu, dille ilgili oldugu kadar, kültürel farkliliklarla da ilgilidir. Atasözleri genellikle bir cümleden olusmalarina ragmen, birkaç cümlelik olanlari da vardir. “Gotin: Bawê te siyaran kust ya peyan?”, “Goti: Her kustin, çi siyar û çi peya.” “Dedi: Babani süvariler mi yoksa yayalar mi öldürdü?”, “Dedi: Öldürüldükten sonra ha süvari, ha yaya, ne fark eder.” atasözünde oldugu gibi. Atasözleri toplumbilim ve psikolojiye de önemli veriler saglar. Yönetim iliskilerini, sosyal gelisim düzeyini, toplumsal acilari, sevinçleri, halkin, yasadigi cografya ve iklimle iliskilerini en genel anlamda üretim iliskilerini de yansitirlar. “êl hebe, êlbeg jî heye.” “Asiret varsa, asiret beyi de vardir.” Atasözünde oldugu gibi. Halklarin atasözlerinde benzerlikler oldugu gibi, bir baska halk tarafindan anlasilamayacak, anlamli bulunmayacak özgün atasözleri de vardir. Kürtlerde bu tür sözlerin sayisi oldukça fazladir. Bu atasözleri, destanlar ve halk hikâyeleri yoluyla kusaktan kusaga ve sözlü olarak aktarilmislardir. Dengbej, çirokbej, stranvan gibi köklü bir sözlü edebiyat kültürüne sahip Kürtlerin dilleri, kültürleri ve egitimleri her dönem büyük baskilar altinda tutuldugundan, atasözleri bugün hâlâ yeterince derlenip toparlanamamistir.

 

YAZILI KAYNAKLARDA KÜRTÇE ATASÖZLERI

Kürt atasözlerinin derlenme çabasi daha eski bir tarihte baslamasina karsin, Sovyet Devrimi ile kazanilan çalisma olanaklarinin yeri ve önemi büyüktür. Kürt dilbilimi kapsaminda yapilan çalismalar içerisinde atasözlerinin bir bölümü toplanmis bulunuyor. Bu alanda 200 yillik bir arastirma ve kaynak bulunmasina ragmen yine de tüm çalismalarin toparlandigi ve sistemli bir akademik çalismanin yapildigi söylenemez. Ancak üzerinde yürünecek zemin olusmustur. Alexsandr Jaba (1860) Eugen Prym-Albert Socin (1887-1890), E. Noel Major, The character of the Kurds as illustrated by their proverbe and popular sayings, Bulletin School of Orient, Studies, 1921, IV cilt; C. Jardine , Bahdinan Kurmanji (Bagdat)1926; Abbê P. Beidar, Grammaire Kurde, (Kürt Dilbilgisi), Paris, 1926; D. P. Margueritte et Emir K. A. Bedir-Han, Proverbes Kürdes (Kürt Atasözleri), Paris 1938; Roger Lescot, Textes Kurdes, (Kürtçe Metinler) 1. bölüm Beyrut, 1940; Tawûsparez, Proverbes, (Atasözleri), HAWAR, no: 45-49; gibi arastirmacilarin bu alanda çalismalari bulunmaktadir. 1972 yilinda Ordixanê Celil tarafindan Moskova’da yayinlanmis olan Mesele û Metelokên Kurda adli 2181 atasözü ve 40 kadar fikranin yer aldigi derleme Kürtçe-Rusça olarak yayinlandi. Ayrica I. Heqi Saweys (1933) Maruf Ciyawok (1937), Seyh Muhammed Hal, (1957-1971), Cigerxwin (1957), Ordihan Celil (1969), Ömer Sehella Desteki (1972), A. Maruf Sarezuri (1981), Sükrü Resul (1984), A. Bali (1993), Hüseyin Deniz gibi daha bir çok Kürt arastirmaci, edebiyatçi ve aydin tarafindan da Kürt atasözlerinin derlenmesi için önemli çaba gösterilmistir. Çesitli kitaplar ve kaynaklar bulunmasina ragmen Kürtlerin bölünmüs ve parçalanmis olarak ayri cografyalardaki yasamlari ve buralarda sekillenen folkloru göz önünde bulunduruldugunda derlenmis olanlarin çok yetersiz kaldigi görülecektir. Birkaç bölgeyi kapsayan çalismanin diger bölgeler ve lehçelerle yapilacak bilimsel arastirmalarla zenginlesecegi muhakkaktir. Ask, yigitlik ve korkaklik üzerine Kürt atasözlerinden örnekler:

 

Bedewè çav kil kir, dilè xortan tev kul kir.

Güzel gözlerine sürme çekti, gençlerin gönlünü yakip geçti.

 

Dilê tirsok singa gewr nabîne.

Korkak gönül, beyaz gögsü göremez.

 

Dile yekê ket kevireki´ heft salan bi xwe re gerand.

Birinin (kadinin) gönlü bir tasa düstü, yedi yil birlikte dolastirdi.

 

Dil ku sikest, hedî nacebire.

Gönül ki kirildi artik düzelmez.

 

Dil ne sifre ye ku mirov ber hemuyan veke.

Gönül sofra degil ki insan herkesin önüne açiversin.

 

Sêr sêre çi mêye çi nêre.

Aslan aslandir, disisi erkegi fark etmez.

 

Jina ne delal, çavê mirov diêsine, jina delal dilê mirov diêsine.

Çirkin kadin göz agritir, güzel olan da gönül agritir.

 

Keça gan nîsandayê didan.

Gönlü olan kiz gülümser.

 

Kihêl di bin mêrxasan de dibezin.

Küheylan at, yigitlerin altinda kosar.

 

Mala mêran kaniya zêran.

Yigit(lerin) evi altin çesmeye benzer.

 

Mirazê min dil be ber seriyê min kevir be.

Gönlümün muradi olsun, yastigim tastan olsun.

 

Mirov pîr dibe, dil pîr nabe.

Insan yaslanir, gönül yaslanmaz.

 

Sûsa dil ku skest nacebire.

Gönül cami bir kirilirsa artik birbirine yapismaz.

 

Dilê xwes her lê bihar e.

Neseli gönül hep bahar gibidir.

 

Dilê tirsonek timî dikute.

Korkak yürek hep çarpar.

 

YARARLANILAN KAYNAKLAR 1-Gotinên Pesiyan ên Kurdî-Kürt Atasözleri, A. Bali, Pelê Sor Yayinlari. 2-Atasözleri Sözlügü, Mert Yayinlari. 3-Kürtler Üzerine (Tarih ve Folklor Yazilari), Özge Yayinlari.


Evrensel Kültür Sayi :129

Zeki Isik